| Metin Şahin Degil, Avrupa Kaybetti. |
|
|
|
| Cuma, 14 Ekim 2011 14:21 |
|
METİN ŞAHİN DEĞİL, AVRUPA KAYBETTİ
1980–1990 lı yıllarda Türk tekvandosu uluslar arası arenalarda elbette üstün başarılar alıyordu fakat o zamanlar gösteri sporu olarak kabul edildiği için fazla bir ehemmiyet taşımıyordu 2000 yılında ilk Sydney Olimpiyatları ile Olimpik kimliğine kavuşan Tekvando bir anda cadı kazanına dönüşü verdi.
1980- 1990 yıllarında ülkemizi milli takımda temsil eden hocalarımız çok iyi bilirki, gittiğimiz tüm uluslar arası faaliyetlerde hep masa oyunları ile ülkemizi katlediyorlardı. Elbette sesimiz çıkıyordu ama otorite olamadığımız için derdimizi kimseye dinletemiyorduk. Yıllarca bu bizim için hep bir kanayan yara idi. İkinci sınıf insan muamelesi görüyorduk.
Şu anda içinde bulunduğumuz durum artık çok farklı Türkiye Dünya Tekvandosunda bir otorite haline geldi. 2003 yılında Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı olan Metin Şahin hemen ardından 2004 yılında (WTF) Dünya Tekvando Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğine ve Dünya Tekvando Gençler Komitesi Başkanlığına seçildi.
2007 yılında ise Azerbaycan’da yapılan ( ETU) Avrupa Tekvando Birliği Yönetim Kuruluna ve aynı zamanda Balkan Ülkeleri Tekvando Birliği Başkanlığına seçildi. Eğri oturup doğru konuşalım bu alınan görevler öyle sıradan basit ve kolay kolay alınabilecek görevler değil. Elbette ki olağanüstü kişisel beceriler gerektiren, bunun yanında güçlü lobiler ve kulis çalışmaları ile olabilecek zor bir aşamadır. Şimdi gelelim son yapılan seçimlere, buna ne kadar seçim denilebilirse! Mevcut başkan Pragalos yoğun baskı ve üstün hileler kullanarak 15 ülkenin delegeliğini iptal etti ve seçimi bu şekilde kazandı. Akşam gazetesi yazarı Murat Tarhan’ın “Bisküvi Kutusunda Seçim”Başlıklı yazısındaki söylemi bu seçimlerin ne kadar katakulleli bir seçim olduğunu ortaya koyuyor. Zaman zaman bize akıl veren ve dürüstlükten bahseden Avrupalı spora siyaseti kendisi alet etti. Bununda sıkıntılarını kendileri çekecektir çok açık söylüyorum kendi ayaklarına kurşun sıktılar. Herkes hazırlıklı olsun bu seçim iptal olursa kimse şaşırmasın benden söylemesi.
|











1980–1990 lı yıllarda Türk tekvandosu uluslar arası arenalarda elbette üstün başarılar alıyordu. Taekwondo gösteri sporu olarak kabul edildiği için fazla bir ehemmiyet taşımıyordu. 2000 yılında ilk Sydney Olimpiyatları ile Olimpik kimliğine kavuşan Tekvando bir anda sahada kazanmanın yetmediği, kazananın masa başında kazandıgı yada kaybettiği bir cadı kazanına dönüşü verdi.