DUYURU

Bütün Taekwondo Salonları, Taekwondocular ve Taekwondo severlere. Salonunuz yada ilinizle ilgili her türlü Taekwondo faliyet haber ve resimlerinizi bize iletin. Bizde sitemizde onları Yayınlıyalım. İlgilenen arkadaşlar lütfen bize ulaşsın. mail:mkoyuncu@gmail.com msn:mkoyuncu@gmail.com 0535-9786825 Muhlis Koyuncu www.koyuncuspor.com

Günlük Gazeteler

Galeri İstatistik

  • Resim Sayısı   3089
  • Kategori   38
  • Hit   148476
  • Yorumlar   18
  • Oylama   60

Ziyaret İstatistik

Top 92:
Turkey flag 91%Turkey (76321)
Unknown flag 3%Unknown (2228)
United States flag 2%United States (2049)
Germany flag 2%Germany (1631)
Australia flag <1%Australia (416)
United Kingdom flag <1%United Kingdom (322)
Bosnia Hercegovina flag <1%Bosnia Hercegovina (145)
Russian Federation flag <1%Russian Federation (136)
Iraq flag <1%Iraq (112)
Belgium flag <1%Belgium (97)
Spain flag <1%Spain (67)
France flag <1%France (65)
Netherlands flag <1%Netherlands (64)
Sweden flag <1%Sweden (53)
Bulgaria flag <1%Bulgaria (42)
Azerbaijan flag <1%Azerbaijan (37)
Serbia flag <1%Serbia (37)
Brazil flag <1%Brazil (30)
Austria flag <1%Austria (22)
Italy flag <1%Italy (22)
Morocco flag <1%Morocco (21)
Serbia and Montenegro flag <1%Serbia and Montenegro (21)
Ukraine flag <1%Ukraine (21)
Latvia flag <1%Latvia (20)
Mexico flag <1%Mexico (19)
Switzerland flag <1%Switzerland (17)
Denmark flag <1%Denmark (16)
Seychelles flag <1%Seychelles (16)
Iran, Islamic Republic of flag <1%Iran, Islamic Republic of (15)
Greece flag <1%Greece (14)
Hungary flag <1%Hungary (12)
Japan flag <1%Japan (12)
Romania flag <1%Romania (12)
Egypt flag <1%Egypt (11)
Kazakhstan flag <1%Kazakhstan (9)
Norway flag <1%Norway (9)
Poland flag <1%Poland (9)
China flag <1%China (8)
Croatia/Hrvatska flag <1%Croatia/Hrvatska (8)
Indonesia flag <1%Indonesia (8)
Israel flag <1%Israel (8)
Senegal flag <1%Senegal (8)
Serbia and Montenegro flag <1%Serbia and Montenegro (8)
Guatemala flag <1%Guatemala (6)
Belize flag <1%Belize (5)
Czech Republic flag <1%Czech Republic (5)
India flag <1%India (5)
Ireland flag <1%Ireland (5)
Saudi Arabia flag <1%Saudi Arabia (5)
Canada flag <1%Canada (4)
Chile flag <1%Chile (4)
Philippines flag <1%Philippines (4)
Singapore flag <1%Singapore (4)
Algeria flag <1%Algeria (3)
Belarus (Byelorussia) flag <1%Belarus (Byelorussia) (3)
Cote d'Ivoire (Ivory Coast) flag <1%Cote d'Ivoire (Ivory Coast) (3)
Cyprus flag <1%Cyprus (3)
Lebanon flag <1%Lebanon (3)
Lithuania flag <1%Lithuania (3)
New Zealand flag <1%New Zealand (3)
Qatar flag <1%Qatar (3)
South Africa flag <1%South Africa (3)
Argentina flag <1%Argentina (2)
Georgia flag <1%Georgia (2)
Ghana flag <1%Ghana (2)
Korea, Republic of flag <1%Korea, Republic of (2)
Kuwait flag <1%Kuwait (2)
Libyan Arab Jamahiriya flag <1%Libyan Arab Jamahiriya (2)
Malaysia flag <1%Malaysia (2)
Moldova, Republic of flag <1%Moldova, Republic of (2)
Pakistan flag <1%Pakistan (2)
Peru flag <1%Peru (2)
Portugal flag <1%Portugal (2)
Slovak Republic flag <1%Slovak Republic (2)
Slovenia flag <1%Slovenia (2)
Thailand flag <1%Thailand (2)
Vietnam flag <1%Vietnam (2)
Angola flag <1%Angola (1)
Armenia flag <1%Armenia (1)
Colombia flag <1%Colombia (1)
Costa Rica flag <1%Costa Rica (1)
Estonia flag <1%Estonia (1)
Finland flag <1%Finland (1)
Kyrgyzstan flag <1%Kyrgyzstan (1)
Montenegro flag <1%Montenegro (1)
Nigeria flag <1%Nigeria (1)
Taiwan flag <1%Taiwan (1)
Tanzania flag <1%Tanzania (1)
Trinidad and Tobago flag <1%Trinidad and Tobago (1)
Tunisia flag <1%Tunisia (1)
Turkmenistan flag <1%Turkmenistan (1)
Yemen flag <1%Yemen (1)
84317 visits from 92 countries

Site Sayaç


Bugün :10
Dün :598
Bu Ay :5432
Toplam :84317
Bot :23
Tarih :26-07-2009

Duyurular2

TASAVVUF

seydamx_
Şeyh Fadlullah(k.s.)
Giden Sevgili(k.s)
Sohbet Videosu
Hastanede (Video)

Taziyesinden (Video)
Tasavvuf Nedir?

Rabıta Nedir?

Tevessül Nedir?

Biat ve Tövbe Etmek
Seydamın Sohbetleri 1
Seydamın Sohbetleri 2
Seydamın Sohbetleri 3
Seydamın Sohbetleri 4
Seydamın Sohbetleri 5
Seydamla Roportaj
www.kalb-iselim.net

www.norsin.org

****************
DUYURU

koyuncuspor.com
Bütün Taekwondo Severlere.
Salonunuz yada ilinizle  ilgili
Taekwondo faliyet haber ve
resimlerinizi bize iletin. Bizde
sitemizde haberleri yayınlıyalım.
İlgilenen arkadaşlar Lütfen bize
mail veya msn ile ulaşsınlar.
mail:mkoyuncu@gmail.com
msn:mkoyuncu@gmail.com 
www.koyuncuspor.com

****************
TAEKWONDO VİDEOLARI
(TAEKWONDO VİDEOS)
video-tkdsalonux

1- Turkey Taekwondo Championshiops 2010
2-
Turkish Junior Nationality Team Elections for 2010 world Junior Taekwondo Championship
3-
2010 Junior Turkey Taekwondo Championships

4- The Club of Ankara Junior Elections

5- 2009 world Taekwondo Championship
6- Turkish Nationality Team Elections for 2009 world championship
7- Turkey Championship Under -21 years
8- Universiade national Team Elections
9- world cup national taem elections

10- 2009 Turkish Taekwondo Championship

11- 3.th WTF World Taekwondo Pommsae championship

12
- 2009 Turkish Junior Taekwondo Championship
13- Turkish Cadet National Taem Elections
14- Poomsae Videos by Mevlut Pekcan

******************

ugur_yilmaz
Polat Spor'da Taekwondo
devamn_oku

 

*******************

TAEKWONDO VİDEOLARI
sony_dcr-sr46x

1- 2010 Büyükler Türkiye Taekwondo Şampiyonası
2-
2010 Gençler Dünya Şampiyonası için Genç Milli Takım Seçmesi
3-2010 Gençler Türkiye Taekwondo Şampiyonası
4-Kulupler Ankara Gençler Seçmesi
5-2009 Dünya Taekwondo Şampiyonası
6-2009 Dümya Şampiyonası Milli Takım Seçmesi
7-Ümitler Türkiye Taekwondo Şampiyonası
8-Üniversiteler Milli Takım Seçmesi
9-Dünya Kupası Takımlar Şampiyonası Milli Takım Seçmesi
10-2009 Büyükler-Gençler Türkiye Taekwondo Şampiyonası
11-WTF 3.Dünya Poomsae Şampiyonası
12-2009 Büyükler Türkiye Taekwondo Şampiyonası
13-Yıldızlar Milli TakımSeçmesi
14-Mevlüt Pekcan'dan Poomsae Videoları

**************************

 
Taekwondo.

murateroz
TAEKWONDO-KİCKBOX
BODY KIŞ DÖNEMİ
KURS KAYITLARI BAŞLADI.
KAYIT OLMAK İÇİNACELE
EDİNİZ.MURAT  ERÖZ
Milli ANTRENÖR
ADRES:
8.Sokak no: 32
Demetevler.ANKARA
TEL: 0312-3353985 
TEL:
0532-5751658

*****************
video-tkdsalonux


*****************

bora_foto
GARANTİLİ HER MARKA
FOTOGRAF MAKİNASI
TAMİRİ YAPILIR.
Tel: 0312-4325255
Tel: 0532-6044500
BORA TEKNİK

***************
SEÇME HABERLER

Metin Şahin'le Dobra Dobra
***

Ümit Milli Takım Kamp Resimleri
***
Poomsaeyi Öldürelimmi?
Yoksa Süründürelimmi?

***
Bahri Tanrıkulu 3.Kez
Dünya Şampiyonu oldu.

***
Dünya Şampiyonası
Ülkeler Madalya Sıralaması
.
***
Poomsae Avrupa Şamp.
Milli Takım Kamp Resimleri

***
Ümitler Avrupa Şamp.
Ülkeler Madalya Sıralaması

***
9.Avrupa Poomsae Şamp.
Sona Erdi. Tüm Sonuçlar.
***
Dünya Poomsae Şamp.
Milli Takım Sporcularımız
***
Dünya Poomsae Kampı
***

Büyükler Türkiye Taekwondo
Şampiyonası Tüm Sonuçlar

***

Federasyonun 2010 Yılı Yurtiçi ve
Yurtdışı Faliyet Programı

 

 

Ziyaretçi Defteri


Ziyeretci Defterimizie sadece ÜYE olanlar mesaj yazabilir. Lütfen büyük harflerle mesaj yazmayınız.Büyük harflerle yazılan yada içerisinde hakaret ve suçlama bulunan bütün mesajlar anında silinecektir.Üye olmuyanlarda mesajlarını mkoyuncu@gmail.com adresine yazıp yollarlarsa degerlendirildikten sonra uygunsa ziyaretci defterimizde yayınlanacaktır.


Ahmet Altan     06 Mart 2010 22:55 |
BeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilme
Soykırım.....
Herkes televizyonlarının başında oturmuş milli maç seyreder gibi heyecanla seyrediyor.Ne oluyor?Amerikan Kongresi’nin bir komisyonu “Ermeni soykırım” tasarısını oyluyor. Kongre kulislerinde yapılan karşılıklı hamlelerin sonucunda “maçı” 23-22 kaybettik.

Ve, kıyamet koptu.

Yorumlar, tartışmalar, Amerika’ya ateş püskürmeler, Dışişlerine Bakanı’na “İncirlik üssünü kapatacak mısınız” soruları. Bütün bu gürültü patırtı arasında benim en çok sevdiğim yorum, bu kararı kınayan bir konuşmacının “Türkiye artık kolayca aşağılanabilecek bir ülke değildir” demesi oldu.

Amerikan Kongresi’nin bir komisyonu “soykırımı” kabul edince biz “aşağılanmış” oluyoruz. Aşağılanma nedir biliyor musunuz? Aşağılanma, elâlemin parlamentosunun bir komisyonunda verilecek iki üç oyun nasıl olacağını milyonlarca insanın heyecan içinde beklemek zorunda kalmasıdır. Aşağılanma budur.

O komisyon sonucunu “kendisi için hayati” bulmaktır aşağılanma, bir adamın bir oyu yüzünden kendini yenilmiş hissetmektir aşağılanma, bütün ulusal kimliğinin bir komisyon kararıyla belirleneceğine inanmaktır aşağılanma, başkasının parlamentosundan çıkacak kararı tırnaklarını yiyerek beklemek zorunda kalmaktır aşağılanma.

Türkiye, o komisyon bir oy farkla o kararı aldığı için aşağılanmıyor. Kendi tarihini kendisi aydınlığa kavuşturamadığı, bu işi başkalarına bırakmak zorunda kaldığı, kendi geçmişinden ödü patladığı, gerçeklerin üstünü örtmek için deli gibi kıvrandığı için aşağılanıyor.

Esas soru şudur.

Neden “Ermeni soykırımı” Amerikan, Fransız, İsviçre parlamentolarında görüşülüyor da Türkiye Cumhuriyeti Parlamento’sunda görüşülmüyor? Bir oy yüzünden aşağılanacağımıza inanacak kadar “hayati” gördüğümüz bir konuyu neden kendimiz tartışamıyoruz?

Kendi sorununu kendin konuşamazsan aşağılanırsın. Böylesine önem verdiğin bir meselede susarsan aşağılanırsın. Başkalarını da susturmaya çalışırsan daha da fena aşağılanırsın. Bütün dünya, sayısını bile tam bilemediğimiz kadar çok Ermeni’nin öldürülmesini “soykırım” olarak değerlendiriyor.

Soykırım, hukuki bir terim. İttihatçıların gerçekleştirdiği katliam büyük ölçüde bu hukuki kavramın tariflerine uyuyor. Türklerde de Ermenilerde de “soykırım” kelimesi bir takıntı halinde, Türkler “asla değildir” diye tutturuyorlar, Ermeniler “soykırım değildir diyenler yalancıdır” diyorlar.

İki taraf da kendi söylediklerini dünyaya kabul ettirebilmek için milyonlarca dolar harcıyorlar, neredeyse ortaklaşa çabayla bir “soykırım sektörü” yaratılmış vaziyette. Peki, biz neden bu olayı bütün ayrıntılarıyla konuşamıyoruz?

İttihatçılar kaç yüz bin Ermeni öldürdüler? Niye öldürdüler? “Ermeniler de bize saldırmıştı onun için öldürdük” diyoruz, iyi de “saldıran” Ermeni çeteleri Doğu sınırında, Anadolu’nun diğer bölgelerindeki yüzbinlerce Ermeni’nin, Ermeni olmaktan başka ne suçu vardı?

Bir insan sadece ırkından dolayı cezalandırılabilir mi?

Bir insanı, “suç işlediği” için değil, “suç işlediğini söylediğiniz biriyle aynı ırktan olduğu” için cezalandırmanın adı nedir?

Bu cinayettir. Aynı ırkı hedef alan yüzbinlerce cinayet de doğrusu “soykırım” tarifine girer. İttihatçılar korkunç cinayetler işlediler, Ermenilere yaptıkları zulmü insan havsalası almaz. Bu korkunç suçu neden saklamaya uğraşıyoruz, neden o katilleri savunmaya, onların suçlarını gizlemeye çabalıyoruz, neden gerçekler ortaya çıkmasın diye aşağılanmayı da göze alarak kıvranıp duruyoruz?

Her toplumun, her devletin geçmişinde suç ve kan var, geçmişi değiştiremeyiz ama gerçeklerle yüzleşecek, gerçekleri tartışacak cesareti gösterebiliriz, “aman cumhuriyeti kuranlara suç bulaşır” endişesiyle dünyayı susturmaya uğraşmaktan vazgeçebiliriz.

Sorular sorabiliriz.

İlk soru da, “yüzbinlerce insanın öldüğü bir olayı biz neden tarih derslerinde okumadık” olur. Sadece bu gerçek bile durumu “kuşkulu” kılmaya yeter. Doksan beş yıl önceki bir gerçekle bile yüzleşecek cesareti gösteremezseniz aşağılanırsınız, taa geçen yüzyıldaki bir olayı saklayabilme çabasıyla yetmiş milyon insanın dünyayla ilişkisini bir “yalana” bağlamaya uğraşırsanız aşağılanırsınız.

Gerçeklerden korkmayan cesur insanları aşağılamak kimsenin haddi değildir, öyle insanları kimse aşağılayamaz. Kendinizi aşağılanmış hissediyorsanız, dönüp kendinize ve sakladıklarınıza bakmalısınız.
KAYNAK: http://www.taraf.com.tr/makale/10325.htm

ömer koyuncu     25 Şubat 2010 22:12 |
BeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilme
Remzi Başakbugday ve Zeynep Kiraz çiftine ömür boyu mutluluklar diliyorum.Allah bir yastıkta kocatsın.

Yasin Nas     25 Şubat 2010 20:46 |
BeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilme
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)'nın doğum günü olarak idrak edilen; Mevlid Kandilini kutlarım. Yüce Allah (c.c)'tan bu kutlu gecenin tüm insanlığa ve özellikle İslâm âmeline hayırlar getirmesini niyaz ederim.

faruk     25 Şubat 2010 10:38 |
BeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilme
Gençler Dünya Şampiyonasına katılacak abi ve ablalarıma başarılar diliyorum.Meksikadan zaferle döneceginize inanıyorum.

Cengiz Çandar     23 Şubat 2010 07:56 |
BeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilme
“Yargıçlar devleti”mi; “hukukun üstünlüğü”ne dayalı “demokratik devlet mi?


Türkiye’deki gelişmelerin hızına yetişmek çok kez mümkün olmuyor. Yazılarımı bir haftalığına “izin”e çıkartmıştım. Çok uzun vakittir ayağımı basmadığım Suriye’ye gittim.


Halep’te gözümü açtığımda Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nın evinin arandığı haberiyle karşılaştım. Şam yoluna koyulduğumda Başsavcı tutuklanmıştı. Şam’a vardığımda ise HSYK’nın Erzurum’daki özel yetkili başsavcı ve savcıların görevden alındığını ve haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu öğrendim.

Yargıtay’ın, Yargıtay Başsavcısı’nın ve Danıştay’ın arka arkaya HSYK’nun kararlarına arka çıktığı açıklamaları ve bunların hemen ardından Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in HSYK’yı “hukuk ihlali” yapmakla suçladığı basın toplantısını ise Şam’da gece izledim.

Türkiye’de “yargı depremi”, “yargıda iç savaş” ve hatta giderek “devlette iç savaş” diye nitelemelere yol açan gelişmeleri Türkiye’nin hemen yanıbaşından ve üstelik Türkiye’den ayrıldıktan 24 ya da 48 saat arayla izlese de insanın kafası karışabiliyor.

İki soru ister istemez zihinlere takılıveriyor:

1. Neler oluyor?

2. Kim haklı?

Hukukçuları, yargı mensuplarının aynı konuda birbirinden farklı yorumlarına yol açan hukuk uygulamaları hakkında hüküm vermek, bizim gibi, meslekten hukukçu olmayanların kolayca altından kalkacağı bir şey değil. Dolayısıyla yukarıdaki soruların cevaplarını “siyaset çerçevesi” içinde ve bu konuda tavır alan kişilerin “siyasi kimlikleri’ne bakarak aramak bir yol.

Statüko zaptiyeleri ve 367 gibisinden, dün Bülent Arınç’la konuşurken onun kullandığı deyimle “hokkabazlık” olarak nitelediği uygulamaların savunucuları, bu konuda nasıl bir yorum getiriyor, nasıl bir yaklaşım ortaya koyuyorsa, “doğru”yu ve “gerçek”i tam ters noktada aramak ve bulmak gerekiyor.

Ben de öyle yaptım. Aslında, benim başvurduğum “ölçü” daha da basit: Bugüne dek kim Ergenekon’u karartmaya ve sulandırmaya çalışmışsa, Erzincan-Erzurum ekseninde cereyan eden gelişmelerde HSYK, Yargıtay ve Danıştay gibi kurumların yanında tavır alıp, “yargı bağımsızlığı”ndan dem vurarak, tezlerine haklılık ve meşruiyet sağlamaya çalıştılar, çalışıyorlar.

Yani, doğruyu yanlışı ayırdetmek için hala “anahtar sözcük” Ergenekon.

*** *** ***

Gelin Ergenekon’u da basitleştirelim: Ergenekon, Türkiye’de halk iradesine, demokratik, hukukun üstünlüğüne dayalı bir Türkiye’nin önüne kesmek isteyen her türlü faaliyetin –asker ve sivil- ardındaki örgütlenme, planlama ve girişimin “kod” adı.

Bu, TSK içindeki cuntalaşmadan, darbe girişimlerine ve bir darbe ortamı oluşturmak için yürütülen her türlü faaliyeti ifade ediyor. Bu yönüyle, yargıdan, akademik alana ve medyaya uzanan sivil uzantıları da, ister istemez, kapsıyor.

Erzincan’da olup biteni bu çerçevenin dışında anlamak anlamsız. “Islak imza” tartışmalarıyla siyasi gündemimize düşen ve 2009’un ilk aylarına ait olduğu iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın gerçekliğine inanıyorsanız, Erzincan-Erzurum eksenindeki gelişmeleri, toprağın altından çıkan silahları ve Üçüncü Ordu Komutanı’nın niçin ifade vermeye çağrıldığını, onun niçin ifade vermeye gitmediğini de anlayabilirsiniz.

Eğer “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın düzmece olduğuna kanaat getirmişseniz, Ak Parti hükümetine ilişkin tedavisi mümkün olmayan bir alerjiniz varsa, söz konusu “plan”ın siyasi iktidarın muhalefeti bastırma ve “sivil dikta” rejimi kurma amacıyla ilgili olduğunu düşünüyorsanız, HSYK’nın uygulamasına alkış tutmak durumundasınız.

Tutunacağınız ip ise, haliyle, gerçekte olmayan “yargı bağımsızlığı” olur.

Bu ülkede neyin ne olduğunu, olmadığını doğrudan kendi yaşam deneyimimizden öğrenecek, bilecek kadar uzun yaşadık. Yakında 50. yıldönümünü idrak edeceğimiz 27 Mayıs (1960) askeri darbesinden sonra kurulan Yassıada Mahkemesi, bu ülkenin başbakanı ve iki bakanını asmıştı. İdam kararları, “sizi buraya getiren otorite öyle istiyor” gerekçesiyle alınmıştı.

Bugün bazı dillere pelesenk olan “yargı bağımsızlığı” o ilk askeri darbeden sonra, darbecilerin uygun gördüğü bir güzergahta bir “keyfi adalet mekanizması” oluşturularak tanımlanmıştı. Her askeri müdahale sonrası, her türlü yargı denetiminden arındırılarak oluşturulmuştu.

HSYK’nın serencamı buna somut kanıttır. Atatürk döneminin 1924 Anayasası’na göre hakimlerin tayin ve nakillerinde tek yetkili Adalet Bakanlığı idi. 27 Mayıs askeri darbesinin ürünü 1961 Anayasası’na göre Yüksek Hakimler Kurulu oluşturuldu.

23 asil ve yedek üyeden oluşan Yüksek Hakimler Kurulu üyelerinin 8’ini Yargıtay, 7’sini hakimler ve 8’ini TBMM seçiyordu. 1971’deki 12 Mart askeri müdahalesinden sonra bu sayı 14’e indirildi ve tüm üyeler Yargıtay tarafından seçildi. 1982 Anayasası ile bu sayı 7’ye indirildi ve tüm hakim ve savcıların atama, nakil, disiplik ve özlük haklarıyla ilgili işlemler HSYK’na verildi. 3 üyesi Yargıtay, 2 üyesi Danıştay tarafından seçilen, Adalet Bakanı ve müsteşarının katılımıyla 7 kişiden oluşan kurulun kararları yargı denetimine kapatıldı. 7 üyenin 4’ünün verdiği kararlarla 10 bin kişinin hayatı etkileniyor, kararlar hakkında hiçbir yere başvurulamıyor.

Bunun adı yargı bağımsızlığı. “Bağımsız yargıçlar”ı biz 28 Şubat’tan gayet yakından tanıyoruz. Şu anda darbe planlarıyla ilgili olarak gözaltında olan emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın Genelkurmay’da verdiği brifingleri ayakta alkışlayan yargıçlar, HSYK üyelerini seçiyorlar.

Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın iddianamesinde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı’nın adını geçirmesi üzerine harekete geçip hayatını söndüren, Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu’nun 12 Eylül askeri darbesinin lideri Kenan Evren hakkında iddianame hazırlaması üzerine meslekten ihraç eden, Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in savcılık tarafından ifadeye çağrılması üzerine harekete geçerek, Erzurum’daki savcıların yetkilerini kaldıran HSYK’dan söz ediyoruz.

Buyrun “yargı bağımsızlığı”na.

*** *** ***

Gelelim, aralarında eski kuvvet ve ordu komutanlarının dahil olduğu dünkü gözaltı dalgasına.

Bu da yargı süreci ile ilgili bir durum. Yukarıdaki örneklerden farklı. Yargının içinde de “çürük” olmayan unsurlar elbette ki var. “Hukukun üstünlüğü” ilkesi, eğer Türkiye gerçekten demokratik bir ülke olacaksa, bu hiç kimsenin hukuk karşısında “dokunulmaz” olmadığının uygulamasından geçer.

Eğer bu ülkede “darbe planları” yapılmışsa, eğer “darbe ortamı” oluşturmak için bir takım tertiplere girişilmiş ise, bunların sorumlularının hesap verebilir olması gerekir. Hangi sıfatları taşımış olurlarsa, hangi görevlerde bulunmuş olurlarsa olsunlar, bu böyledir.

Emekli orgenerallerin, korgenerallerin ve hatta muvazzaf subayların gözaltına alınmaları kendi başına hukuka aykırı sayılır mı?

Hukuk dışı fiillerde bulundukları iddiasıyla gözaltına alınmaları hukuka aykırı sayılır mı?

Bu soruya verilecek cevap, Türkiye’de hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokratik rejim istenip istenmediğinin de cevabı olacaktır.

Türkiye, bir “yargıçlar devleti” mi olacaktır yoksa “hukukun üstünlüğü”ne dayalı demokratik bir devlet mi?

Geçen hafta ibre ilkine dönüktü, dün, ikincisine döndü...
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13877753.asp?yazarid=215


78
Ziyaretçi defteri kaydı
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>